Avrupa Birliği Sürecinde Türkiye’nin Yeri

Avrupa Birliği Sürecinde Türkiye’nin Yeri

Avrupa Birliği Süreci Nasıl Başlatılmıştır?

1939 ile 1945 yılları arasında birçok Avrupa ülkesi, Birleşik Krallık, Sovyetler Birliği, ABD, Çin ve Japonya gibi ülkelerin yer aldığı 2. Dünya Savaşı sonrasında Batı Avrupa’da oluşan siyasi hava, bir birlik rüzgarı estirmiştir. Milliyetçilik ve monarşi yönetim anlayışlarından uzaklaşan Avrupa, öncelikle 1951 yılında Avrupa Kömür ve Çelik topluluğunu kurarken, daha sonrasında 1957 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğu ve Avrupa Atom Enerjisi topluluğu ile bu birliktelikler sürdürülmüştür. 1985 yılında imzalanan Schengen Anlaşması ve 1986’da Avrupa Bayrağı kullanılmaya başlanması sonrasında ileri dönemde Avrupa Politik İşbirliği Kurumu oluşturularak Avrupa Birliği için ilk adımlar atılmış oldu. Tarihler 1990’ı gösterirken Berlin Duvarı’nın yıkılmasıyla Almanya, Doğu ve Batı ayrımından kurtularak tek bir parça haline gelirken, 7 Şubat 1992 tarihinde Maastricht Anlaşması yürürlüğe sokuldu. Bu anlaşma sayesinde Avrupa Topluluğu terimi daha gelişmiş bir hale gelirken yıllar içerisinde bu topluluğa katılan ülkeler sayesinde Avrupa Birliği’nin kurulumu gerçekleştirildi. Bu birliğin kurulmasından sonra birlik içerisinde farklı görevlerin üstlenilmesi ve farklı faaliyetlerin gerçekleştirilmesi için Avrupa Birliği, Uluslararası Örgütler kapsamında birçok oluşum, siyasi ve ekonomik faaliyetler gerçekleştirildi.

Avrupa Birliği Sürecinde Türkiye’nin Yeri

Günümüzde çoğunluğu Avrupa’da bulunan 28 bağımsız devletin oluşturduğu Avrupa Birliği’ne katılmak amacıyla adaylıklarını ortaya koyan 6 ülke de yer almaktadır. Bu 6 aday ülkeden biri olan Türkiye, 1993 yılında belirlenmiş Kopenhag Kriterleri’ni sağlamak zorunda olmakla birlikte Avrupa Birliği’ne katılma süreci için Türkiye’nin siyasi hikayesi çok uzun yıllara dayanmaktadır. 80’li yıllar sonrasında darbenin etkilerinden kurtulmaya başlayan Türkiye, siyasi değişimler ve toplumsal değişimler yaşarken bir Avrupa ülkesi olma yolunda ilerlemiştir. Türkiye ile Avrupa Birliği arasında bir dönüm noktası konumunda bulunan, 10-11 Aralık 1999 tarihli Helsinki Görüşmelerinde, Türkiye adaylığını ortaya koyarken, günümüze kadar birçok hükümet tarafından da bu adaylığın üyeliğe dönüştürülmesi için çalışmalar yapılmıştır. Türkiye Hükümetleri tarafından sağlanan bu çalışmalar, Avrupa Birliği, Uluslararası Örgütler katılım sürecinde Uyum Süreci olarak adlandırılmıştır. Bu süreç içinde Türkiye’de gıda yönetmelikleri, hukuki düzenlemeler, özgürlüklerin belirlenmesi, anayasal hakların düzenlenmesi ve insani saygı konusunda birçok çalışma yapılmıştır.

Avrupa Birliği Sürecinde Türkiye’nin Geleceği

Sahip olduğu özellikler ile birlikte uluslar üstü bir nitelikte bulunan Avrupa Birliği, bu özelliğini hem bir uluslararası örgüt olmak hem de bu kriterlerin dışında bulunmak sayesinde sürdürür. Avrupa Birliği, sadece belirli ülkelerin bağımlılığında değil onlarca ülkenin birlikteliği ile daha yaşanılabilir bir dünya kuruması için var olan bir örgüttür. Bu amaçla Avrupa Birliği, Uluslararası Örgütler kapsamında gerçekleştirilen çalışmalarda Türkiye’nin belirli özgürlüklere sahip olarak birliğe katılma hakkını elde etmesi gerekir. Bu noktada ekonomik ve siyasi olarak ya da basın veya sanat noktasında özgürlüklerin elde edilmesi ve insan odaklı bir yönetimin oluşturulması gibi talepler bulunuyor.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Makaleni Gönder
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM