Batı’nın Gözleri Önünde Bir Soykırım: Bosna

Batı’nın Gözleri Önünde Bir Soykırım: Bosna


“Savaşta büyük zulme uğradınız. Zalimleri affedip affetmemekte serbestsiniz. Ne yaparsanız yapın ama soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır.”  -Aliya İzzetbegoviç


Yugoslavya’nın Dağılma Sürecine Girişi ve Balkanlardaki Gerilim

             Resim: Slobodan Milošević

Yugoslavya; içerisinde bulunan 6 Federe Devletten oluşan ve kararların bu devletlerin başında bulunan başkanların oyları sonucu alındığı federal bir cumhuriyet ile yönetiliyordu. 1989 yılına gelindiğinde bu 6 Federe Devletten biri olan Sırbistan’ın devlet başkanlığı görevine Slobodan Milošević seçildi. Milosevic’in başkanlığında Sırbistan diğer otonom bölgeler üzerindeki etkisini artırıp karar mekanizması üzerindeki etkisini artırınca zaten milliyetçi ve ayrılıkçı düşüncelerin yastık altında tutulduğu bu bölgede köklü değişikliklerin meydana geleceği bir süreç başlamış oldu. Hırvatistan ve Slovenya ise bu köklü değişime 1991 yılında Yugoslavya’dan ayrıldıklarını ilan ederek adım attıklarını duyurdular.

Bu ayrılıklardan sonra Sırbistan Devlet Başkanı Milosevic ve Hırvatistan Devlet Başkanı Tudjman 25 Mart 1991 yılında Sırbistan’ın Karadordevo bölgesinde bir araya gelerek Bosna’nın bölünmesi ve paylaşılması hususunda anlaşmaya vardılar. Buna göre Bosna içerisinde Sırpların çoğunlukta olduğu bölge Sırbistan topraklarına, Hırvatların çoğunlukta olduğu bölge ise Hırvatistan topraklarına katılacaktı. Nitekim aynı yıl içerisinde Bosnalı Sırplar Bosna-Hersek Sırp Cumhuriyetini, Bosnalı Hırvatlar ise Bosna-Hersek Hırvat Cumhuriyetini kurduklarını açıklayarak, ele geçirmek istedikleri bölgelerde bulunan Bosnalı Müslümanlara karşı saldırılara başladılar.


Resim: Yugoslavya Önce|Sonra

Bosna Hersek Bağımsızlık Referandumu ve İç Savaşın Başlaması

Bu olayların yaşanmaya başlaması üzerine aynı yıl içerisinde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından tüm tarafları kapsayacak bir silah ambargosu kararı alınmış olsa da bu karar en çok Boşnak Müslümanları etkilemişti. Bosnalı Sırpların ve Bosnalı Hırvatların silah ambargosunu gizliden (çoğu zaman açıktan) delmesi çok zor olmuyordu. Ancak müslüman Boşnakların silaha ulaşması mümkün değildi.

Tüm bu olayların gölgesinde Bosna-Hersek Parlamentosu 92 yılının mart ayında bağımsızlık için referandum düzenleme kararı aldı. Bosnalı Müslümanlar dışında, Bosna’da yaşayan diğer etnik grupların boykot ettiği referandumda, seçime katılanların neredeyse tamamına yakını bağımsızlık lehine oy kullandı. Halkın meşru isteği doğrultusunda hareket eden Bosna-Hersek parlamentosu da nisan ayında Bosna-Hersek Devleti’nin bağımsızlığını ilan etti. Bu kararı tanımadığını belirten Bosnalı Sırplar yukarıda değindiğimiz üzere, Bosna-Hersek Sırp Cumhuriyeti’ni kurduklarını ve Bosna-Hersekten ayrıldıklarını ilan ettiler.

Sırp Lider Milosevic’in desteğini alan Sırp Demokrat Partisi lideri Radovan Karadzic ve General Ratko Miladic, Yugoslavya’dan kalan topraklardan ele geçirebildiği kadar alabilmek arzusu ile Bosna’da etnik arındırma çalışmalarına koyuldular.


Resim: Ratko Miladic (Solda) ve Radovan Karadzic (Sağda)

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Makaleni Gönder
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM