Hamdullah Baycar
Hamdullah  Baycar
hbaycar@analizportal.com
Polonya’nın Holokost Kanunu ve Polonya-AB İlişkileri I
  • 0
  • 413
  • 07 Şubat 2018 Çarşamba
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

Avrupa Birliği kurulduğundan beri gereklilik ve işlev açısından sürekli tartışılır olmuştur. İngiltere’nin uzun süre girmemesi ve geçen sene yaptığı referandumla beraber çıkma kararı alması, Avrupa Birliği’nin daha da gündemde olmasını sağlamıştır. Nitekim, Euro’ya geçişin aslında sadece AB içindeki ekonomik olarak büyük olan ülkelere yaradığı ve nispeten küçük olan ülkelerin zararlı çıktığı Yunanistan’ın ekonomik kriziyle daha da gündeme gelir oldu. Hatta, eğer Yunanistan’da ekonomik kriz çıkmamış olsaydı, belkide Polonya 2012’de Euro bölgesine geçmişti bile. Öyle ki Avrupa Birliği Katılım Antlaşmasına göre her AB üyesi nihai olarak Euro kullanmak zorunda. Bu yazımızda 2004 yılında Avrupa Birliği’nin tam üyesi olan Polonya’nın, son bir yılda Avrupa Birliği ile yaşadığı büyük anlaşmazlıkların sonuncusunu yazacağım. Anlaşmazlığın nedeni Polonya Cummhurbaşkanı tarafından bu hafta onaylanan ve İkinci Dünya Savaşı süresince Polonya’da bulunan toplama kamplarında öldürülen Yahudilerin katledilmesini hiçbir şekilde Polonyalıların ve Polonya kurumlarının suçlanmasını yasaklayan kanun. Bu katliam Holokost olarak adlandırılmış ve her sene anmalar yapılmaktadır. Holokost Yahudiler için önemli bir mevzu olup tartışma konusu yapılması onları son derece rahatsız etmektedir. O yüzdendir ki çoğu Avrupa ve Amerika ülkelerinde Holokost’un yokluğu akademik bile olsa tartışılamayacağı belirtilir.

Aslında Polonya uzun yıllardır kendisinin İkinci Dünya Savaşının en büyük mağduru olduğunu söyleyip bırakın katliamla suçlanmasını hatta tazminat almaları gerektiğini savunmaktadır. Hatta Eylül 2017’de bir radyo kanalına konuşan Dışişleri Bakanı Witold Waszczykowski, Almanya’nın İkinci Dünya Savaşının tazminatı olarak Polonya’ya en az 1 trilyon dolar ödemeleri gerektiğini dile getirdi. Zaten bu talep bile Avrupa’da tepkilere neden olmuş ve aslında Polonya hükümetinin milliyetçilik kimliğini saklamak ve iç kamuoyunda sevilmek için yaptıkları manevralar olarak algılandı.

Polonya Hükümetine tepkiler Holokost Kanununun onaylanması ile tekrar gündeme geldi. Bu kanun gerek AB içerisindeki ülkelerde gerekse nisbeten Polonya müttefiği gibi görünen İsrail ve ABD’de büyük bir şokla karşılanarak tarihin yeniden yazıldığı iddiaları öne sürüldü. İsrail, ABD ve Fransa yasanın sakıncalı ve yanlış olduğunu belirtirken, İsrail Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian tarihin yeniden yazılmaması gerektiğini belirtti.

Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda ise tarihi çarpıtmadıklarını aksine tarihi gerçekleri daha güçlü bir şekilde ve Polonya’nın şerefine ve çıkarlarına uygun bir şekilde koruduklarını belirtti. Kanuna göre, Üçüncü Alman Reich tarafından işlenen Nazi suçlarında Polonya devletini ve ulusunu açık olarak ve gerçeklere aykırı bir şekilde sorumlu tutan kişi(ler), para cezası veya üç yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilecekler.

İkinci Dünya Savaşında Polonya Naziler tarafından işgal edilmiş ve 3 milyonu Polonyalı Yahudi olmak üzere toplamda 6 milyon Polonyalı katledilmişti (Bu oran o zamanki Polonya nüfusunun beşte biri). İkinci Dünya Savaşında öldürülen Yahudilerin toplam sayısının ise yine 6 milyon olduğu tahmin edilmektedir.

Polonyalıların Holokost’ta bir etkileri olmuş mudur, olmuşsa da bu toplu mu olmuş sorularına girmeden, şunu belirtmekte  fayda var. İsrail kurulduğu günden beri (ve Dünyadaki diğer Yahudi ve Yahudi toplulukları) birçok Polonyalıya İkinci Dünya Savaşı boyunca Yahudilerin saklanmasına ve korunmasına yardımcı olduğu için teşekkür etmiştir. Nitekim bu durum Holokost ve İkinci Dünya Savaşı ile ilgili çekilen birçok film ve belgesele de yansımıştır.

Not: İlerki birkaç yazımda yine Polonya-AB ilişkilerini ve son durumunu yazmaya çalışacağım.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Facebookta bizi takip edin!