Corona virüs salgını tüm dünyanın ekonomiye ve günlük hayata olan bakış açısını ciddi manada sarstı. Ekonomistlerin, stratejistlerin, komplo teorisyenlerinin kısacası her alanda uzman olduğunu iddia eden kişilerin corona sonrası hakkında elle tutulmayan, gözle görülmeyen bir takım iddiaları var. Kimisi için dijital dünyaya geçiş için gerekli bir basamak, kimisine göre dünyada değişen ekonomik dengelerin bir savaşı. Açıkçası birey açısından baktığımız zaman büyük resmi ne kadar gördüğümüzü iddia etsek de çoğu zaman boyumuzu aşan tablolarla karşı karşıya kalıyoruz. Corona’dan sonrası ciddi manada belirsizlik içeriyor. Ama potansiyel durumları öngörmek mümkün.

Uçup kaçmamak için ben bu platformdaki ekonomi-finans temelli yazılarımı somut verilere dayandırılabilir, pek çok kişinin gözünden kaçabilecek ama fark edildiği zaman birey ve devlet nezdinde bir şey ifade edebilecek konular üzerine inşa etmeye çalışıyorum. Yazımın devamında sizlere ilk bakışta alakasız gözükebilecek ancak yazının sonunda birbirine bağlayacağım 2 farklı konu hakkında bilgiler vereceğim. Ama hepsinden önce tüm dünyadaki borsaların panik halinde olduğu gerçeğini unutmayın. Merkez bankaları ve borsalar ciddi manada rezerv sıkıntısı çekiyor. Geçtiğimiz günlerde her ne kadar borsalarda yükseliş görmüş olsak da bu FED‘in sınırsız likidite açıklamasından kaynaklanan sanal bir etki. Bu yükseliş değerleri yeni ve daha gerçekçi bir hamle gelmezse ilerleyen günlerde muhtemelen ciddi düşüş trendlerine girecek. FED”in likidite açıklamaları ise bildiğimiz ekonomik şartlar için çok parlak hamleler değil. Yakın zamanda ekonomide durma noktasına gelmektense yüksek enflasyon ile yaşamak gerektiğini savunan ekonomistler türedi. Global manada bu görüş hakim gelirse herkes kendini 4-5 liraya ekmek almaya hazırlamalı. Evet konuyu dağıtmadan ilk başlığımıza geçelim.

Emtia Piyasaları Düşüş Trendinde

Corona virüsü günlük hayatımıza uzak alanlarda da ciddi sıkıntılar yarattı. Salgınla birlikte endüstriyel metal fiyatları ciddi düşüş yaşadı. Bakır ve kalay %22 düşerken çinko %20, alüminyum %14’lük düşüş yaşadı. Bu düşüşler yılbaşından beri kaydedilen rakamlar. Önümüzdeki süreçte ne kadar düşüş yaşanacağı henüz tam olarak bilinmiyor. Bu metallerin en iştahlı alıcısı olan Çin’in salgının ilk kurbanı olması da ciddi düşüş yaşanmasının sebeplerinden biri. Satış baskısının ortaya çıkmasının sebebi elbette Çin’li oyuncular. Ancak şunu unutmayın, bir kavgaya girerken eğer kavganın en güçlüsü ben yokum deyip kaçarsa onla birlikte diğer kuvvetliler de kaçar. Eğer ilk kaçan piyasaya ilk geri dönmeyi başarırsa parsayı toplar. Bu noktada dünyada coronaya karşı ilk ve büyük başarılar elde eden kim bunu sorabiliriz. Değerli metal pazarları için Çin’in ne kadar vahşi stratejiler sergileyebileceğini daha önce yazmıştım. Bu konu cebimizde. Bir sonraki başlıkla devam edelim.

TVF ve Sinosure Kol Kola

Türkiye Varlık Fonu (TVF) geçtiğimiz günlerde Sinosure ile anlaşma sağladı. Ne üzerine anlaşma sağlandı sorusundan önce Sinosure kim sorusunun cevabını verelim. Sinosure yani Çin İhracat ve Kredi Sigortası. TVF daha önce enerji, petrokimya ve madencilik sektörlerine yatırım yapacağını açıklamıştı. Kurumun bu alandaki ilk somut adımı ise Sinosure ile masaya oturup 5 milyar dolarlık anlaşma imzalaması oldu. Borsalar, Merkez bankaları sıkıntı içindeyken 5 milyar dolarlık mutabakat yapma motivasyonunu taraflara neyin sağladığı tabi ki soru işareti.

Sinosure CEO’su Wang Tingke, “Bir Kuşak Bir Yol” projesi ve Türkiye’nin “orta koridor” hedefi doğrultusunda ilişkilerin bu mutabakatla daha da kuvvetleneceğini yönünde görüş bildirmiş. Bu anlaşma neticesinde Sinosure ilgili alanlardaki projelere Çinli yatırımcı, müteahhit ve finansal kurumları tavsiye edecek.

Sonuç Olarak

Sonuç olarak neler oluyor diye soruyoruz elbette. Ekonominin en karanlık zamanında yapılan anlaşmalar, emtia borsalarında hızlı düşüş. Bir de borsalardaki satışları denkleme sokalım. Satış var şeklinde ifade edince olay bazen tam anlaşılmıyor. Aynı zamanda alış da var. Kim alıyor bu hisseleri? Sorunun net olarak cevabını bulamıyoruz.

Ama bir gerçek var. Karşımızda yıllardır e-ticaret ve üretim manasında inanılmaz noktalara gelmiş bir Çin var. Üstüne üstlük en sıkıntılı eyaletlerinde bire gündelik hayatın yavaş yavaş başladığına dair haberler geliyor. Kendi sorunlarını çözmüş hatta Avrupa’ya ve Türkiye’ye corona ile mücadelede destek sunan bir Çin söz konusu.

Eğer kısa vadede Çin virüsle mücadelesinde ciddi bir başarı elde edip üretim çarklarını tekrar çalıştırmaya başlarsa tüm emtia piyasasını silip süpürecek demektir. Çin’in satış baskısıyla satış hamlesi yapan batılı oyuncuların oyuna geri dönmesi çok zor olacaktır. Bu ekonomik ortamda Çin’in Türkiye hamlelerini iyi gözlemlemek gerekiyor. Her anlamda denge politikası izleyen Türkiye’nin bir anda Çin’in yönettiği ekonomik blok içinde kendini bulabilmesi bu şartlarda işten bile değil.

Alakalı Yazı

1 Yorum

Avatar
Halit 30 Mart 2020 at 12:53

30 mart itibariyle gelen haberlerde Corona virüs Çin’de tekrar hortlamış gibi gözüküyor. İyileştiği belirlenen pek çok vakada hastalık tekrar gözlemlenmiş. Yine büyük ölçekte hastalığa karşı başarı grafiği ele alındığı zaman yazıda dikkat çekilen noktalar güncelliğini koruyor.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: