Erken tanı her hastalıkta çok önemli. Alzheimer, bunama ve kanser gibi hastalıklarda ise erken tanı hayati önem taşıyor. Özellikle alzheimer konusunda erken teşhis ve doğru uygulamalar hastanın ileriye yönelik yaşam kalitesini ciddi manada korumada ve artırmada rol oynuyor. Covid-19’un gündemimizde çok fazla yer kapladığı bugünlerde hastalıklardan bahsetmek istemiyoruz elbette. Ancak yine de önemli rahatsızlıkları unutmamakta fayda var. 21 Eylül günü Dünya Alzheimer Günü. Günü geldiği için bu ciddi rahatsızlığı biraz hatırlamak gerektiği kanaatindeyim.

Alzheimer Nedir?

Alzheimer kişinin bilişsel ve hafıza fonksiyonlarını kaybetmesine sebep olan bir demans türüdür. Dünya genelinde neredeyse her 3 saniyede bir hastaya demans teşhisi konuluyor, bu da her 20 yılda bir hasta sayısının ikiye katlanması olarak karşımıza çıkıyor. Oranın yüksekliğine dikkat ettiğimiz zaman görmezlikten gelemeyeceğimiz bir rahatsızlık olduğu ortada. Özellikle stres gibi henüz ne olduğunu tanımlayamadığımız ve sonuçlarını bilmediğimiz bir olgu hayatımızdayken bununla birlikte dijital yorgunluk gibi bir hadise hayatımızda daha fazla yer kaplarken alzheimer ve alzheimer günü görmezden gelinebilecek mevzular kesinlik değil. Alzheimer, dünyada 50 milyona yakın kişide görülüyor. 2050 yılında bu sayının 152 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor.

Alzheimer’ın Tedavisi Var mı?

Ne yazık ki alzheimer hastalığının net bir tedavisi bulunmamakta. Erken tanı ve doğru tedavi ile ilerleme hızının çok yavaşlatılabildiği veya ilerlemenin durdurulabildiği düşünülmekte. Ancak tamamen iyileşme ise tedaviden anladığımız, böyle bir tedavi yöntemi gözükmüyor.

Alzheimer Önlenebilir mi?

Hastalığın tam olarak ne olduğu bilinmediği için nasıl yaşanırsa önlenir sorusunun da net bir cevabı yok. Genetik faktörlerin önemli rol oynadığı düşünülse de hastalığa sebep olabilecek genlerin baskılanma yöntemleri net bir şekilde bilinmiyor. Ancak yeni şeyler öğrenmenin, bulmaca ve matematik sorularıyla uğraşmak gibi aktivitelerin engelleyici rol oynadığına dair bulgular mevcut. Bunların yanı sıra birden fazla dil bilen ve yeni diller öğrenmeye çalışan insanların daha az bu rahatsızlığa yakalandığı araştırma sonuçlarında yer alıyor. Alzheimer’a karşı besin maddesi olarak ise zeytin, zeytinyağı gibi besinlerin ciddi manada ön plana çıktığını söyleyebiliriz.

Alakalı Yazı

0 Yorumlar

Bir Cevap Yazın