Galileo, 15 Şubat 1564 tarihinde, o dönemde Floransa Dükalığı‘na ait olan Pisa’da doğmuştur. Altı kardeşin en büyüğü olan Galileo’nun babası ünlü bir lavtacı ve müzisyen olan Vincenzo Galilei ve annesi Giulia Ammannati 1562 yılında evlenmiştir. Galileo babasından erken yaşta lavta tekniği, otoriteyi sorgulama yetisini, dikkatli ölçüm ve deney yapma, ritmi müzikal bir şekilde irdeleme ve matematik ile deneysel yollarla sonuca ulaşma becerilerini aldı. Babası sayesinde kazandığı bu beceriler onun bilime ve araştırmaya olan bakış açısının temelini oluşturacaktır.

Bu bilim insanını seçmemin nedeni Katolik Kilisesi’nin uyguladığı baskıcı ve gerici politikalar, gelişmeyi engelleyen düşünce tarzına sahip uygulamalar karşısında doğru olduğunu savunduğu fikirlerinden vazgeçmiş gibi görünse de asla vazgeçmemiş bir bilim insanı olmasıdır.

Galileo Kiliseye Karşı

Galileo’nun ortaya attığı fikir yapısı Katolik Kilisesi’nin prensiplerine ters geliyordu. Çünkü Galileo Evren’in Güneş merkezli olduğunu ve Güneş’in hareket edebildiğini savunuyordu. Kilise ise buna ters bir biçimde sistemin merkezinde Dünya’nın olduğunu kabul etmişti. Kilise’nin sistemi bu şekilde kabul etmesinin temelinde Aristo’nun Dünya merkezli ve Tycho’nun Dünya ve Güneş merkezli sentez fikirleri yatıyordu. Galileo’nun ortaya attığı fikirler ise Kopernik’in tezlerinin geliştirilmiş hali gibiydi. Kilise felsefik ve kuramsal olarak Galileo’nun Kopernik’in fikirlerini savunmasına izin vermişti fakat fiziksel olarak bu görüşleri savunmamasını istemişti. Galileo uzunca bir süre bu isteklere uydu. Hatta yakın arkadaşı Kardinal Maffeo Barberini’nin Papa seçilmesinden sonra çalışma alanı genişlemiş ve kitaplarını bile Kilise onayı ile basabilmişti. Uzun bir süre sonra Papa ve Galileo aynı konu üzerinden anlaşmazlığa düştü. Kilise Galileo’nun kafirliğe yaklaşacak kadar aykırı düşünceler içinde olduğunu iddia edip bir engizisyon mahkemesi kurdu. Bu mahkemede yargılanan Galileo hapis ve fikirlerini inkar cezasına çarptırıldı. Galileo öyle kararlı bir bilim insanı ki bir efsaneye göre canından olmamak için Dünya’nın döndüğünü inkar ettikten sonra bile “Ama yine de dönüyor.” Şeklinde kendini ifade ediyor. Buradaki tavrı bile beni etkilemiş bulunmakta.

Avrupa Bilim Tarihi ve Galileo

Avrupa Bilim Tarihi’nde Galileo Skolastik Düşünce ve Kilise’ye karşı devrim niteliğinde bir duruş sergilemiştir. Kendinden sonraki nesiller Galileo’yu örnek alıp Aydınlanma Çağı’nda oldukça önemli çalışmalara imza atıp, “Aydınlanmış Avrupa” izlenimini bizlere sunmuşlardır. Galileo’nun etki bırakacak bir başka yöntemi ise otorite ile uyumlu bir biçimde hareket edip fikirlerin otoriteye nasıl kabul ettirileceğini göstermiştir. Her ne kadar Galileo bunu tam manasıyla başaramamış olsa da gelecek nesillerde bunu başarabilen bilim insanları olmuştur. Ayrıca kuramsal olarak da Galileo bir çok önemli iz bırakmıştır. Güneş ve Dünya ile ilgili çalışmaları, Evren’in düzeni ile ilgili araştırmaları gelecekteki bilimsel çalışmalara önemli ölçüde örnek ve dayanak olmuştur. Çalışmalarını tamamen bilim ve insan odaklı yapmış olması, Din alanında da dolaylı yoldan önemli değişiklikler oluşmasına yol açmıştır. Halkta da yavaş yavaş Tanrı merkezli bir dünya görüşü yerine insan ve bilim merkezli bir dünya görüşü oluşmaya başlamıştır.

Alakalı Yazı

0 Yorumlar

Bir Cevap Yazın