İnside job(iç işler) filmi 2008 krizin de yaşananları anlatan belgesel tarzında kesinlikle izlemenizi önerdiğim bir film. Bütün dünyayı etkisi altına alan bu krizin oluşum nedenlerini ve sonrasında ortaya çıkanları anlatan bu film de dikkatimi çeken 5 noktayı sizlerle paylaşmak istedim.

Liberalleşme:

320 bin nüfuslu GSY’sı 13 milyar dolar olan İzlanda temiz enerji yiyecek üretimi kota sistemi ile idare edilen bankacılık sistemi iyi bir sağlık sistemi iyi bir eğitim sistemi düşük suç oranıyla özenilen ülkeler arasındaydı. 2000 yılında başlayan liberalleşme hareketi hem çevreye hem ekonomiye büyük zararlar vermiştir. Üç büyük bankanın özelleştirilmesi ve bu bankaların 120 milyar dolar borçlandırılması ekonomik çöküşün başlangıcı oluyor finans kontrolü ele geçiriyor. Bankacılar kendilerini ve yakınlarını kollarken yurtdışına yatırım yaparken halk giderek fakirleşiyor 2008 sonunda İzlanda bankaları çöktüğünde işsizlik üç katına çıkıyor.

Denetimsizlik:

İzlanda’nın çöküşüyle ilgili sorumluluğu sadece liberalleşmede aramak yanlış olur. Bu noktada hükümetin bankaların denetimini kontrollü bir şekilde yapması ön planda olmalıydı. İzlanda’nın en önemli eksikliğini de tam olarak  kontrol eksikliği oluşturuyor. Bankacılar denetimcilere rüşvet veriyor ve denetçiler işlerini yapmıyorlar. Denetimsizlikten dolayı riskli menkul kıymetlere para karşılığı yüksek dereceler veriliyor bu da en güvensiz yatırım şirketlerini bile en güvenilir şirketler gibi gösteriyor. Kriz kapıya dayanmasına rağmen her şey yolundaymış gibi gösteriliyor. Yapılan bu yanlış değerlendirmeler yüksek riskli kredilere yönelen birçok kişiyi mağdur durumda bırakıyor tasarruflarını evlerini kaybetmelerine neden oluyor.

Küresel ekonomi:

Krizin bu denli yayılması ve tüm dünyayı etkisi altına alması küreselleşen ekonominin bir göstergesidir. 2008 küresel krizi ekonomik bozuklukların tüm dünyaya yayılmış halidir. Çin de işsizlik aşırı yükseliyor ve insanlar fakirleşiyor. İşsizlik Avrupa’da da yayılıp yüzde 10 düzeyine çıkıyor.

Mortagage Piyasalarının Patlaması:

Krizinin baş aktörlerinden olan mortgage piyasaları faiz indirimleriyle tepe noktaya ulaşıyor. Hükümetin konut edinme konusunda yaptığı teşvikler gelir seviyesi düşük olanların düşük faizli mortgage kredileri, bankaların geri ödeme konusunda ki gevşek tutumları nedeniyle tüketicilerin ilgisi çekiliyor herkes gelir düzeyine bakılmaksızın borçlandırılarak ev sahibi yapılıyor. İzlanda piyasasın da kriz öncesinde zaten özelleştirme hat safhada olduğundan  piyasalar  patlamaya hazır  bir balon gibiydi bununla birlikte  ABD’de mortgage krizinin patlak vermesiyle mortgage kredilerinin geri ödemelerinde sorunlar yaşanmaya başlanması ülkeyi  tam bir felaket dönemine soktu.

İşsizlik ve Toplumsal Hareketlerin Oluşması:

İzlanda’da yaşanan olumsuz ekonomik koşullar istihdamı da ciddi olarak etkiliyor. Enflasyondaki ve faiz oranlarındaki artış ve ulusal paranın değer kaybetmesi gibi gelişmeler birçok şirketin iflas etmesine ve krizlerin en ağır sonuçlarından biri olan işsizliğin artmasına neden oluyor. Bunun sonucunda da gerginlik ve endişe artıyor İzlanda halkı toplu olarak protestolara başlıyor.

Alakalı Yazı

0 Yorumlar

Bir Cevap Yazın