İstanbul sözleşmesi, kadının statüsünü, kadına karşı şiddet ve aile içindeki konumunu korumak amacını taşıdığında Türkiye için faydalı sözleşmedir ancak kişinin cinsel yönelimini ve toplumsal cinsiyet kimliği ne olursa olsun ayrımsız, haklarının korunması gerektiği gibi maddeler Türkiye’de tartışma konusu oluyor.

Avrupa Konseyi Sözleşmesi bilinen adıyla İstanbul Sözleşmesi’dir

İstanbul Sözleşmesi, kadına karşı şiddet konularında temel standartları ve devletlerin bu konudaki yükümlülüklerini belirleyen bağlayıcı nitelikte uluslararası insan hakları sözleşmesidir. Kadına karşı şiddeti bir insan hakkı ihlali ve ayrımcılık türü olarak tanımlayan ilk bağlayıcı nitelikte uluslararası düzenlemedir

Türkiye’de rahatsızlık yaratmayan maddeler :

  1. Kadına yönelik şiddet ister kamusal ister özel alanda meydana gelsin,
  2. Kadınlara yönelik fiziksel,
  3. Cinsel,
  4. Psikolojik ve ekonomik, acı ve ıstırap veren veya verebilecek olan,
  5. Özgürlükten yoksun bırakma vb durumları yasaklar ve kadını korumak amacını taşır.
  6. Tüm eğitim seviyelerinde kadın ve erkek eşitliği,
  7. Kadınların ekonomik bağımsızlığını kazanması,
  8. Cinsel suç işleyenlerin suçu tekrar etmemeleri için eğitim programları sunacak ve destekleyecek yasal düzenleme yapmak gibi maddeler içerir.

Türkiye’de rahatsızlık yaratan maddeler:

  1. Kültür, töre, din, gelenek veya sözde “namus” gibi kavramların şiddete gerekçe olarak kullanılmasının önüne geçmek
  2. Klişelerden arındırılmış cinsiyet rolleri
  3. Cinsel yönelim
  4. Toplumsal cinsiyet kimliği vb durumları ayrım gözetmeksizin haklarının korunması gerektiğini içeren kurallar Türkiye’de rahatsızlık yaratıyor.

Not: Cinsel yönelime saygı gösterilmesi gerektiği maddesi Türkiye’de aile yapısını bozduğu nedeniyle tartışma konusu oluyor. Ve bu nedenle İstanbul Sözleşmesinden çıkma konuşuluyor. Uzun süre tartışılacak gibi görünüyor.

Alakalı Yazı

0 Yorumlar

Bir Cevap Yazın