Dinamo Zagreb‘in iç saha maçlarını oynadığı Maksimir Stadyumu‘nda, Dinamo Zagreb-Kızılyıldız arasında 13 Mayıs 1990 tarihinde çıkan olaylar bizlere gösteriyor ki bir futbol mücadelesinden çok “Anavatan Mücadelesi” söz konusuydu. Bu maç öncesine kadar iyice gerilimi artan Sırp-Hırvat milliyetçiliği çatışması gölgesi altında, Hırvat oyuncu Zvonimir Boban‘ın saha ortasında çıkan olaylar neticesinde Boşnak polis Refik Ahmetoviç‘e attığı tekme, hem Yugoslavya’nın parçalanmasının fitilini ateşliyor, hem de kendi içinde bir trajedinin habercisi oluyordu.

Genel hatlarıyla o günkü yaşanan olaylar, Hırvat taraftar grubu Bad Blue Boys ve Sırp taraftar grubu Delije arasında gerçekleşmişti. 3 bine yakın Delije mensubu taraftar, yanlarında getirdikleri asitle tel örgü engelini rahatlıkla aşıp sahaya hücum ederken, Kızılyıldız oyuncuları ise soluğu soyunma odasında almıştı. Delije grubuna cevap vermek adına sahaya giren Bad Blue Boys taraftarlarıyla birlikte birkaç Dinamo Zagrebli futbolcu bulunmaktaydı. Aralarında olayların büyümesinde sebebiyet vermede önemli payı olan Zvonimir Boban başı çekmekteydi. Toplam 138 kişinin yaralandığı (59 taraftar, 79 polis) bu büyük futbol trajedisi, Balkan coğrafyasında yaşanacakların adeta habercisi olmuştu.

Spor ve milliyetçilik dalında uzman olan Dario Brentin verdiği bir demeçte bu olayları Hırvat ulusu adına kurucu mitlerden biri olduğu şeklinde yorumlamıştır.

Aşırı Hırvat milliyetçi lider Franjo Tudjman, Yugoslavya bünyesindeki Hırvatistan Cumhuriyeti seçimlerinde bu olaydan 2 hafta önce galip ayrılmıştı. Tudjman, bağımsızlık yanlısı bir isimdi ve seçim vaadlerinde sıkça bunu vurgulamıştı. Maksimir Stadyumu’nda yaşanan olaylar neticesinde de “Anavatan Mücadelesi Maksimir’de Başladı” isminde bir belgesel Hırvat Radyo Televizyonu HRT’de yayınlanmıştı.

Hırvat tarafı, saha içinde ve saha dışında yaşanan olaylarda Sırp ağırlıklı polislerin tek taraflı bir müdahale tutumu sergilediğini iddia etmiştir. Sırp tarafı ise, fanatik Bad Blue Boys taraftarlarının bulunduğu tel örgülerin maçtan bir gece önce asit dökülerek kolayca aşılabilecek hale getirildiği iddia etmektedir ve bunun da aslında önceden planlanan bir eylem statüsünde olduğu düşünmektedir.

 

 

Alakalı Yazı

0 Yorumlar

Bir Cevap Yazın