İnancından ötürü soykırıma uğratılan Boşnak halkına Avrupa ülkelerinin medeni, hoşgörülü ve insan haklarını üstün tuttuğuna inandırabilirmisiniz?

Yakın tarihin en büyük soykırımlarından biri olan 8372 sivil Boşnak erkeğinin Sırplar tarafından katledildiği Srebrenitsa katliamında görülen “mavi kelebekler” dilden dile anlatılan bir hikaye oldu.

Srebrenitsa soykırımı; İkinci Dünya Savaşından sonra Avrupa’da yaşanan en büyük katliam olarak tarihe geçti. Avrupa’nın göbeğinde bir İslam beldesi olan Bosna Hersek’te Sırpların yaptığı katliam, soykırım derecesine ulaştı.

Çoğu mezarda sadece bazı vücut parçaları defnedebilmiştir.

Ratko Mladiç komutasındaki Sırp Ordusu, Radovan Karadziç, Momcilo Perisiç, Slobodan Miloseviç ve Sırbistan İçişleri Bakanlığı’ndan doğrudan destek alan paramiliter grup olan “Akrepler” (Scorpions) bu katliamın baş aktörleri oldu.

Ratko Mladiç

Yaşanan katliam BM ve Lahey’deki Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesince 2004 yılında “Soykırım” olarak tanımak zorunda kalmıştı.

Avrupa’da yaşayan Boşnaklar Sırp katil sürülerinin saldırılarına uğruyor, dünya gözü önündeki bu katliama, bu soykırıma sessiz kalıyordu. Müslüman ülkelerden Bosna için maddi yardımalar toplanırken, bir yandan da Müslüman gençler Bosna cihadına katılmak için yurtlarını terk ediyordu.

Hollandalı askerlerin koruduğu Potoçari kampına sığınan Boşnak erkekleri Sırp askerlere teslim edilmesi ve göz göre göre bu sivillerin katledilmesi büyük yankı uyandırdı. Hollanda, tarihine kara bir leke olarak geçen olaydan kendini aklamak için zaman içerisinde çeşitli açıklamalar yaptı.

Sırpların Bosna’nın birçok yerinde saldırıları devam ederken dünya kamuoyunun sessizliği de devam ediyordu. Güvenli bölge ilan edilen bölgelerde BM’nin yetersizliğini gören Bosna Hersek Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç, BM yetkililerini defalarca uyarmış ve sorumluluklarını yerine getirmeye davet etmişti.

Aliya’nın, “Ya aldığınız kararlara sadık kalın, kararlarınıza uyun ve kararlarınızı tanımayıp saldırılarına devam eden Sırp çetnikleri durdurun ya da Müslüman halkın elinden topladığınız silahları geri verin. Aksi halde meydana gelebilecek her türlü olaydan siz sorumlu olursunuz.” diyerek yaptığı uyarılara karşı BM yetkilileri, sadece gerekeni yaptıkları ve Sırpların güvenli bölgelere giremeyecekleri yönünde cevap verdiler.

KATLİAM SONRASI:
Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı, 2007 yılında, Srebrenitsa’da yaşananların “soykırım” olduğuna hükmetti. Ancak soykırım sorumlusunun Sırbistan olmadığı açıklandı.

Srebrenitsa katliamı, Avrupa’da hukuksal olarak ilk kez belgelenmiş bir soykırım olarak tarihe geçti.
Hollanda Temyiz Mahkemesi Boşnakları Sırp katillere teslim eden Hollanda’yı kısmen sorumlu buldu. Mahkeme, 350 kurbanın ailesi için Hollanda’nın yüzde 30 tazminat ödemesine karar verdi.

Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi, Bosnalı Sırpların eski lideri Radovan Karaciç’i Srebrenitsa’da yaşananlardan sorumlu tutarak 40 yıl hapis cezasına çarptırdı.
Mahkeme Sırp kasap General Ratko Mladiç’in de ömür boyu hapse mahkûm etti.

Mavi Kelebekler:
Sırp askerleri, toplu mezarlar bulunmasın diye cesetleri çok uzağa gömdüler ve bölgenin bitki örtüsüne uygun bitkilerle üzerini örtmeye çalıştılar. Toplu mezarların bulunmasında kullanılan uydu resimlerinde manyetik değişkenlik taramasının yapılamaması için mezarların içine metal parçaları bıraktılar. Böylesine profesyonelce ve ince hesaplar yapılarak planlanmış bir soykırımda bir şeyi hesaba katamadılar.

Toplu mezarların bulunduğu bölgede cesetlerin toprağı beslemesi sonucunda Artemis adında çiçeklerin oluşumu başladı. Çiçeklerin çoğalmasıyla birlikte sadece bu bitkiyle beslenen mavi kelebekler de bölgede hızla çoğaldı. Bölgede yapılan araştırmalar sonucunda bu durumun dikkat çekmesi ve yerel basına yansımasıyla halk araştırmalara katıldı.

Mavi kelebekler takip edilerek 300 toplu mezar bulundu. Toplu Mezar Enstitüsü bu zamana kadar yaptığı çalışmalarda 20 bin kişinin cesedine ulaştı ancak yalnızca 18 bin kişinin kimliğini belirleyebildi. Cesetlerin parçalanmış ve yakılmış olması kimlik belirleme çalışmalarını güçleştiriyor.

Yüce Allah, Ebabil kuşlarıyla nasıl filleri yok ettiyse mavi kelebeklerle zulmün gizli kalmasına engel oldu.

Alakalı Yazı

0 Yorumlar

Bir Cevap Yazın