Merkantilizm; kökeni Latinceye dayanan “Merkant” (Tüccar) kelimesinden türemiş biz sözcüktür. 16. yüzyılda Batı Avrupa’da ileri sürülmüş ekonomik bir teoridir. Bu teoriye göre; bir devletin refahı elinde bulundurduğu değerli madenlerin miktarı ile doğru orantılıdır. Yine bu teoriye göre dünya üzerindeki servet sabittir. Bu yüzden bir devletin zenginliği ve refah artışı başka bir ülkenin fakirleşmesi anlamı taşımaktadır. Devletin refah seviyesini arttırabilmesi için ekonomi üzerinde korumacı bir rol üstlenmeli ve paranın ülke dışına çıkmasını engellemelidir.

Bu temel varsayımları ele alan merkantilist düşüncede refahı arttırmanın ve parayı ülkede tutmanın 2 yolu vardır. Bunlar; 1. Dış ticaret 2. Sömürgeciliktir.

Merkantilist düşüncenin ülke nüfusuyla alakalı olarak da;

  • Nüfus artışını teşvik
  • Çalışma zorunluluğu
  • Çocuk emeğinden yararlanılması gerektiği
  • Köle ticareti gibi yollara başvurulması gerektiği
  • Emekçileri çalışkan kılacak yollar düşünülmesi

gibi ülke refahı ve zenginliği hususunda olumlu etki yapabilecek görüşleri savunduğu söylenebilir.

Alakalı Yazı

0 Yorumlar

Bir Cevap Yazın