2. Dünya Savaşı Sonrası Ve Soğuk Savaş Dönemi

2. Dünya Savaşı, özellikle Avrupa Ülkeleri, Amerika ve Sovyetler Birliği noktasında birçok yıkım, maddi güçlükler, toplumsal yükler ve insani sorunların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu etkilerin yok edilme süreci çok uzun bir zaman alırken, 2. Dünya Savaşı sonrasında birebir olarak sıcak savaş etkinlikleri yerine özellikle ABD ve SSCB arasında Soğuk Savaş dönemi başlamıştır. Bu dönemde 2 büyük dünya ülkesi arasında yaşanan rekabet nedeniyle birçok farklı siyasi, ekonomik ve askeri durum öne çıkmıştır. Özellikle, 1991 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılmasına kadar süren bu mücadeleler; sanayileşme, silah teknolojisi ve siyaset konusunda soğuk savaşın yaşanmasına neden olmuştur. Bu dönemde büyük dünya ülkelerinin, 3. dünya ülkelerini kalkındırma ve silahlanma yarışları, Almanya ve Japonya’ya gibi ülkeleri de etkilemiştir. Bu nedenle Soğuk Savaş-Batı Bloğu-Doğu Bloğu kavramının oluşması ile birlikte rekabetin hangi noktalara ulaştığı ve bu rekabetin dünya konjonktüründe neler oluşturduğu bilinmelidir. Bu süreçte yaşanan Marshall Planı, Truman Doktrini, Sovyet Rusya-Fin Dostluk İşbirliği, Çin Devrimi, Berlin Buhranı ve Duvar, Almanya’nın Batı ve Doğu ayrımına girmesi gibi birçok önemli olay yaşanmıştır.

Soğuk Savaş Döneminde Rekabet Ve Değişimin Yaşanması

1947 yıllarında başlayan rekabet atılımları sonrasında ABD öncülüğünde Marshall Programı ile birlikte 2. Dünya Savaşı’nda yıkılan Avrupa ülkeleri için imar çalışmaları ekonomik programı sağlanmıştır. Bu süreçte Sovyetler Birliği’nin Avrupa imar programını kabul etmemesi, Amerika ile SSCB arasında rekabet ortamını daha fazla kızıştırmıştır. Karşı tarafta ise Sovyet Rusya, Yugoslavya ve birçok Avrupa ülkesi arasında komünist parti liderleri Polonya’da bir araya gelerek, uluslararası komünizm faaliyetlerini örgütlemek amacıyla Kominform Kuruluşunu ilan etmişlerdir. Bu kapsamda yayınlanan bildiri, özellikle Truman Doktrini ve Marshall Planına karşı gerçekleştirilirken, birlik 1956 yılına kadar sürdürülmüştür. Bu süreçte Marshall yardımından faydalanamayan Türkiye, Amerika ile direkt görüşmeler sayesinde destek almış ve bu destek ile birlikte büyük bir ekonomik kredi ve hibe sağlanması mümkün olmuştur. Bu dönemde, Soğuk Savaş-Batı Bloğu-Doğu Bloğu rekabet ortamında özellikle, 1951’den 1963 dönemine kadar geçen süreçte silahlanma noktasında yaşanan soğuk savaş, çok daha korkutucu bir hale gelmiştir. Büyük ülkeler, nükleer bombalar ve saldırılar ile ilgili yaptıkları çalışmalarla tehlikeli bir durum ortaya koymuştur.

Soğuk Savaşın Son Raddeye Ulaşması

Siyasal ve ekonomik olarak gerçekleştirilen anlaşmalar ve çalışmalar ile Soğuk Savaş-Batı Bloğu-Doğu Bloğu rekabetinin sürdürülmesi sağlanmıştır. Bu dönemde; işin içine nükleer faaliyetlerin girmesi, 1950 ile 1953 yılları arasında Kore Savaşı’nın yaşanması ve 1962’de Küba Füze Krizi gibi olaylarda ABD ile SSCB arasında soğuk savaşın sıcak savaşa dönmesine neden olabilecek niteliklerdeydi. 22 Ekim 1962 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri, Küba’yı ablukaya aldığında yaşanan kriz, Sovyetler Birliği için füze çalışmalarını Amerika’ya yönlendirmesi gibi bir sebep ortaya çıkarmıştı.  1963 ile 1985 yılları arasında bloklar arasında hafif bir iyileşme yaşanması ve Küba Krizi’nin daha olumlu bir şekilde çözüme ulaştırılması sonrasında rahatlama başlamıştır. Bu dönemin ardından 1985 ile 1991 yılları arasında soğuk savaşın sonuna gelinmiş ve 1989 yılında Berlin Duvarı yıkılmış, Almanya’da Doğu, Batı Almanya birleşimi yaşanmıştır. Ayrıca 25 Aralık 1991’de tamamlanan süreçle Sovyetler Birliği’nin dağılması ile 15 bağımsız ülke ortaya çıkarılmış ve Soğuk Savaş dönemi tamamlanmıştır. Savaş, Sovyetler Birliği ve Amerika ekseninde iki kutuplu bir siyasi dünya yaratmış, bu aralıkta Küba ve Nikaragua’da gerçekleştirilen devrimler ve Ortadoğu’da İngiliz mandası altında olan Filistin’in bölünmesi gibi ayrıntı olaylar yaşanmıştır.

Alakalı Yazı

0 Yorumlar

Bir Cevap Yazın