“Soğuk Savaş” döneminin gergin atmosferinde, 1950‘li yılların başında uluslararası ilişkiler uzmanları tarafından kullanılmaya başlanan oyun teorisi modeli, aslında taraflar arasında sonuçları öngörmek açısından oluşturulmuş bir simülasyon niteliğindedir. Bu itibarla Oyun Teorisi bir bakıma, karar alma süreçlerinin matematikselleşmesidir diyebiliriz.

Oyun teorilerinde amaç en stratejik hamle ile en fazla kazancı sağlamak, en az kayba uğramaktır.

Bu amaçla oluşturulan oyun teorilerinde, en az iki tarafın bulunduğu çatışma süreçlerine dair çıkarımlar yapılır. Bu çıkarımlar yapılırken de belirli varsayımlar üzerinde durulur. Örneğin;

  • 2 veya daha fazla oyuncu olmalıdır.
  • Oyuncu olası sonuçlardan istediğini tercih edebilmelidir.
  • Oyuncunun amacı kendi faydasını maksimize etmek olmalıdır.
  • Oyun adil kurallar çerçevesinde oynanmalıdır.
  • Her oyuncunun beklentisi aynı olmayacağından, oyun taraflar için farklı sonuçlar doğurmalıdır.
  • Oyun sonucu itibariyle ya sıfır toplamlıdır (bir tarafın kazancı diğer tarafın kaybına eşit), ya da kazan kazan prensibinden hareketle sıfır toplamlı değildir.

Oyun Teorisinde 3 önemli oyun modeli bulunmaktadır.

  1. Tavuk Oyunu: Aslen “Korkak Tavuk Oyunu” olarak isimlendirilen bu oyun, bir film sahnesinden hareketle uluslararası ilişkiler sahnesine uyarlanmıştır. Karşıt gruplarda yer alan 2 genç, bir otobanda kendi araçları içerisindeyken karşı karşıya gelirler. İki taraf içinde 2 seçenek vardır; Ya araçla hızla giderken karşı grupla çarpışmak, yada son anda direksiyonu şerit dışına çevirmek. Bu oyun Soğuk Savaş döneminde yaşanan “Küba Krizi” sorununu modellemek için ortaya konulmuştur.

  2. Geyik Avı Oyunu: Güvene dayalı bir oyun modeli olduğundan “Güven Oyunu” diyede bilinen bu oyun modellemesinde, aç iki avcının bir geyik ve bir tavşan arasında seçim yapması öngörülmüştür. İki avcı eğer aralarında anlaşır ve geyiği birlikte avlamayı seçerlerse elde etmek istedikleri faydayı fazlasıyla karşılayacaklardır. Ancak taraflardan birinin yalnız başına ve daha az fayda sağlayacağı tavşanı avlamayı seçmesi, geyiğin kaçmasına yol açacak ve bir tarafın hiç fayda sağlayamaması, diğer tarafında ilk duruma göre daha az fayda sağlaması anlamı taşıyacaktır. Bu oyuna gerçek hayattan örnek olarak; 11 eylül saldırıları sonrası ABD’nin diğer dünya ülkelerine terörle mücadele konusunda işbirliği yapma teklifi verilebilir. Eğer diğer ülkeler bu teklifi kabul ederlerse daha az maliyetle terörü önleyici çalışmalar yapabilecekler ve elde etmek istedikleri faydaya ulaşabileceklerdir.

  3. Mahkumun İkilemi Oyunu: Uluslararası teorilerde en çok bilinen ve kullanılan oyun türü olma özelliğine sahip bu modelde, aynı suçtan dolayı şüpheli olarak yakalanan ve sorgulamaya tabi tutulan 2 mahkum varsayımından hareket edilir. Ayrı odalarda sorgulanan ve birbirleriyle iletişim kuramayan mahkumlara 2 seçenek sunulur. İlk seçenekte isnat edilen suçla alakalı itirafta bulunulması halinde daha az ceza almak varken, ikinci seçenekte itiraf etmemek karşılığında suçun ispatı halinde daha çok ceza almak vardır. Böyle bir durumda eğer her iki mahkumda isnat edilen suçu inkar ederse muhtemelen ceza almayacaklardır. Ancak içlerinden birinin suçu itiraf etmesi, itirafçı için az ceza anlamı taşırken diğer mahkum için daha fazla ceza anlamı taşır. Diğer bir durumda ise her iki mahkumda suçu itiraf ederlerse muhtemelen az bir ceza ile kurtulacaklardır.

Alakalı Yazı

0 Yorumlar

Bir Cevap Yazın